Şu naçiz kul Muhammed Bakır b. Muhammed Taki (Allah onları tertemiz Ehlibeyt (a.s) imamlarıyla haşretsin) birkaç ayet ve muteber hadisler neticesinde, rüya tabirleri hakkında şöyle der:

Sadece inanan kadınların rüyaları tabir edilir. Takva sahibi kadınların rüyaları elbette ki diğer kadınların rüyalarından daha üstündür. Aynı şekilde cömert ve zengin kimselerin rüyaları cimri kimselerin rüyalarından daha üstündür. Nitekim Resul-i Ekrem (s.a.a) şöyle buyurmaktadır: “Cimri kimse cennete giremeyecektir.”

Hallerinden şikâyetçi olan yoksul kimselerin rüyalarının da tabiri yoktur. Çünkü sürekli fakirliğin üzüntüsü içindedirler.

Bazen insan rüyasında gördüğü bir şeyi gerçek hayatta da bulur. Bu tür rüyalar, etkisi çabuk görülen rüyalardır. Çocukların gördüğü rüyalara gelince; bu konuda iki görüş vardır:

  1. Henüz çocukların kalpleri günahlarla kirlenmediği için gördükleri rüyalar gerçeğe yakındır.
  2. Henüz yaşları küçük olduğu için gördükleri rüyanın itibarı yoktur.

Ergenlik çağına yaklaşan çocuğun gördüğü rüyalar anne-babaya tabir edilir. Gördükleri kötü rüyaların hiçbir zararı yoktur.

Yahudî, içki ehli, hayızlı veya cenabetli kimselerin gördükleri rüyalar doğrudur ve tabir edilebilir.

Bir rivayete göre; Hayber emirinin hanımı Hay b. Ahtab kızı Safiye, rüyasında ay ile güneşin yanı başına düştüğünü görmüştü. Uykudan uyanınca gördüğü rüyayı kocasına anlattı. Bunun üzerine kocası ona şiddetli bir tokat attı ve bu tokat yüzünden yüzü morardı. “Allah sana lanet etsin, dedi; eğer rüyan doğruysa Muhammed kaleyi zapt edip seni esir alacak ve kendisine eş yapacak!”

Üç gün sonra Hayber Kalesi zapt edildi ve Safiye de Resul-i Ekrem’in (s.a.v) huzuruna çıkarıldı. Peygamberimiz (s.a.v) Safiye’nin yüzünde morarma görünce sebebini sordu. Safiye de gördüğü rüyayı Peygamberimize anlattı. Bunun üzerine Peygamberimiz şöyle buyurdu: “Bu, senin gördüğün rüyanın tabiriydi!”

İnsanların mizaçları, karakterleri, konuşma tarzları vs. farklı olduğu gibi gördükleri rüyalar da farklıdır. İşte bu yüzden görülen rüyalar kişiden kişiye fark eder ve ona göre tabir edilir.

Kan oranları yüksek olan kişiler uyumadan önce ilaç, şurup vb. şeyler görürse, bu kimselerin görmüş oldukları rüyalar aşırı kandan kaynaklanmıştır ve tabiri de yoktur.

Sarılıkları fazla olan sarı benizli ve zayıf kimseler sarımsak, soğan, bakla, mercimek vb. yiyecekler yer de rüyalarında ışık, kandil, meşale vb. şeyler görürlerse rüyaları tabir edilmez.

Balgamı fazla olan kimseler ayran vb. içecekler içer de rüyalarında deniz, havuz, kar, yağmur vb. şeyler görürlerse bakılır; eğer rüya gören kimse üzgünse, bu, balgamının arttığından kaynaklanıyordur ve dolayısıyla tabiri de yoktur.

Aşık-maşuk ilişkileri, düşmanlık vb. nedenlerden dolayı sürekli üzgün olan veya aynı nedenlerle rüyada kendilerini iki deniz/nehir arasında gören kimselerin rüyaları da doğru değildir ve dolayısıyla tabir edilmez.