Kirmanî: Halkın geneli, “Eğer rüyamızı tabirden anlamayan birine açacak olsak, o ne söylerse tabiri o olur” diye düşünür. Oysaki bu düşünce yanlış ve asılsızdır. Hekimlere ve meşhur tabircilere göre, rüya sahibi, ihtiyat gereği gördüğü rüyayı tabir ehlinden başkasına açmamalıdır. Tabircilerin belirledikleri ve yorumladıkları doğal rüyalar, Allah’ın emriyle ve melek aracılığıyla insana gösterilen rüyaların yorumlarıdır. Dolayısıyla bu tür rüyalara dikkat etmek zorundayız. Onları cahil kimselere açmamalıyız.

Hak Taâla Kurân-ı Kerim’de şöyle buyurur: “De ki: Bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” (Zümer, 9) Peygamberimiz de şöyle buyurmuştur: “Âlimle cahil bir olmaz.” Dolayısıyla melek aracılığıyla insana gösterilen rüya, Allah tarafından kuluna gönderilen bir mesaj olduğu için tabiri neyse, mutlaka gerçekleşecek olan da odur.

Tabiri olan doğal bir rüyanın getirisine hiç kimse mani olamaz. İster cahil bir kimse bu rüyayı tabir etmiş olsun, ister âlim bir kimse, sonuçta rüyanın gerçekleşmesi kaçınılmazdır. Aralarındaki fark ise şudur: Cahil kimse, yanlış tabiriyle rüya sahibini yanlış yönlendirmiş olur ve rüyadaki mesajın ne anlama geldiği konusunda onu bilgilendiremez. Ama tabir ehli bu rüyanın ne anlama geldiğini bilir ve rüya sahibine doğru bilgi verir. Dolayısıyla rüya sahibi, gördüğü rüyanın iyi veya kötü akıbetine hazırlıklı olmalı, bu ilahî mesaja güvenmelidir. Aldığı bu mesajla zararları en aza indirebilir, hatta tamamen ondan kurtulabilir.

Buna göre gördüğümüz rüyayı tabir ehlinden başkasına açmamalı veya bu kitaptan faydalanmalıyız. Ancak bu şekilde doğru tabiri elde etmiş olabiliriz. Eğer “Rüyaları bilgisiz insanların yanında açmamalıyız” deniyorsa, burada bilgisizden kasıt, avam halk tabakası veya zihinsel özürlü kimseler değildir. Bilakis, rüya tabirleri konusunda yeterli bilgiye sahip olmayan herkes bu sınıftandır.

Hekimler derler ki, doğal bir rüyanın tabiri ne olursa olsun, mutlaka gerçekleşecektir. Ancak dua ve sadaka bu konuda etkilidir ve kötü olayları def edebilir. Hz. Yusuf (a.s) buyurur ki: “Cahiller ne kadar ibadet ederlerse etsinler hak rüya batıl, batıl rüya hak olmaz. Asıl ibadet, bilgi ve inançla yapılan ibadettir. Dolayısıyla Allah katında kabul gören ibadet, bilerek yapılan ibadettir.”